Kayıtlar

Resim
                                               Should We Avoid Anthropocentrism?                  I propose to examine it from two sides: the first is epistemic and the second is practical. Epistemically: I think human beings are epistemically prior and superior to other living things. Especially in philosophical terms, our effort to understand existence in terms of being, our metaphysical thoughts, our ability to develop holistic perspectives on existence that is, roughly speaking, the development of abstract thought is one of the main differences between man and other living things. It shows that human-beings are superior and prior creatures in terms of episteme.   While this is the case, three questions arise.  1- Is this superiority (?) an absolute superiority?  2- Does it cause arrog...
  Yaqîn is certain. There are some forms of yaqin. These are ilm-al yaqin, ayn-el yaqin, haqq-al yaqin. I will explain them with an example. When we see a smoke, we know that there is a fire. This knowing process is ilm-al yaqin. If wee see the fire, it is ayn-al yaqin. When we touch the fire, it become haqq-al yaqin. Although this example is famous for yaqin’s degree. I want to criticize it. Touching the fire is not something which introduce fire itself. Feeling the pain is like the result of interaction between fire and body, so the pain belong to accidental attribute of the fire. In that case, if we try to define the fire, we would say that fire is the thing which cause to feel me pain. How much this definition define the fire? Can it give answer to “What is fire”? I do not think so.
Resim
Dini fıkıh üzerinden öğrenmek veya diğer bir deyişle bizden istenilen veya bize yasaklanan şeyleri hükümler üzerinden öğrenmek dini anlayışta sıkıntı yaratıyor.Farz, vacib,mübah,mekruh gibi sınıflandırmaları fıkıh (bazı hikmetlerden dolayı) kullanıyor.  Din fıkıh üzerinden öğrenilmeye başlayınca da şöyle bir algı oluşuyor:Sanki bu sınıflandırmalar hep vardı ve Kuran da uyulmasını istediği şeyleri bu sınıflandırmaya dahil etti.Her bir fiili veya durumu bu sınıflandırma içerisine sokmakla yetindi. Mesela dedi ki; namaz kılmak farzdır. Şu günahtır, bu günahtır vb. Hal böyle olunca kelama muhatap olma yahut "kelamı anlama", "kelamın içerisindeki hükmü anlama" ile eşitleniyor. Halbuki ayetlerin anlamı ile hükümler arasında çok fark var. Direkt ayetlere geçmeden önce sadece hüküm ve kelam arasındaki farktan bile mesele anlaşılabilir.Mesela bir öğretmen tarafından söylenilen “Sabah okula vaktinde gelin.” cümlesi ile “Okula vaktinde gelmek zorunludur.” yazılı bir metin aras...
  ARGUMENTATİON METHODS People use argumentation for the sake of making decisions, solving problems and generally managing disagreements. (Wenzel 15) There are three primary argumentation methods: Logical, dialectical and rhetorical. Logical argumentation is used when a compulsory product exist. Remember the famous argumentation quote: All people are mortal. Socrates is a person. Therefore, Socrates is mortal. The product is compulsory when other premises are accepted. The first and second premises are not about logic. Other disciplines are busy with their trueness and wrongness. The logic appears in the third sentence. Moreover, logical argumentation cannot be used in normative judgement, because normative sentences, like “you should do it”, is valid when free will or choosing exist. Where choosing is mentioned, necessity does not exist. Thus, logical argumentation does not work there. Dialectical argumentation is a procedure and based on consensus. Claimants ...
 Meleklerin varlığı vs Kanunlar (Bilimsel)      Öncelikle belirtmek isterim ki hem melekler hem de bilimsel kanunlar (daha çok fiziksel) kainatta  gerçekleşen herhangi bir fiilin failliğini üstlenmek konusunda başarısızdırlar. Zaten kavramlara dair ciddi  bir düşünce içerisine girildiğinde iki kavramın da -haddizatında- böyle bir iddiada bulunmadığı  anlaşılacaktır. Dolayısıyla gerek dolaylı gerekse doğrudan faillik noktasında  herhangi bir etkileri olmasa  da; fiillerin gerçekleşmesi için gerekli olan öncülleri (kudret, kuvvet, irade vs) kendi üzerlerinde  yansıtabilme potansiyeli üzerinde farkları var. Dolaylı faillikten kastım yaptıkları (!) fiillerin "Allah  kütleçekimi yarattı, kütleçekimi kütleleri (enerjileri) çeker." "Allah Azraili yarattı öldürme fiilini yapması  için" cümlelerinde kastedilen failliktir.* Böylelikle karşılaştırma fiillerin gerçekleştiği -tabiri caizse- mekan (fiilin üzerinde açığa çıktığı şey, fii...
Resim
 Dilde Anlam Yoktur Anlam, dilde (lisan/language)  ifade edildiğinden dil ile anlamın farkını anlamak zorlaşıyor. Halbuki dil anlam taşımaz. Dil anlama işaret, delalet eder. İngilizce dilini ele alalım. Dilbilgisi kurallarının yanında binlerce kelime de barından bu dil bize bir şey anlatmaz. Biz kendi  irademizle seçtiğimiz kelimeleri dilbilgisi kurallarına göre bir sıraya koyarak istediğimiz ve irade ettiğimiz anlama işaret etmelerini sağlarız. “Peki, anlam nerede? Anlam istemde, maksatta ve irade edilendedir.” Bir cümlenin iki bileşeni lafız ve sözdizimidir (sentaks).  Peki cümledeki anlam nerededir, nerede ortaya çıkar? Bunu bir örnekle irdeleyelim. İngilizce dili içerisinde varolan üç kelimeyi seçtik: John, like(s), toys. Bu üç kelimenin bir cümle içerisinde oluşturabileceği altı  farklı kombinasyondan üçünü seçelim. Bunlar: John likes toys.  John toys likes               ...
 Karalamalar 6: Miraç Peygamberimiz miraca cikarken  hem bütün sema tabakalarını birer birer görüyor hem de her bir  sema tabakasinda da ayrı bir peygamberle görüşüyor. Bu semaları dolaşmasının sebebi: Allahin her bir isminin farklı sema tabakasin da "asıl ' olarak tecelli etmesidir. Burda bir parantez açıp tecelli ne demek onu anlamamız gerekiyor: Bir örnekle açıklamak gerekirse nasıl güneş de bulunan yedi renk cisimlerde ortaya çıkıyorsa yani elimde bulunan bir mavi kitabin aslında " maviligi" kendisinin değil güneşa ait olan renklerin bir tanesinin kendi üzerinde açığa çıkmasıdır. Aynen öyle de bütün varliklarda görülen bu gibi sıfatlar ,özellikler , ( cömertlik, güzellik, bilgili olma, güçlü olma vb ) Allah'ın isimlerinin bizim üzerimizde açığa çıkmasıdır. Dönelim konuya: işte bu isimlerin her birisinin en çok tecelli ettiği sema tabakaları vardır.paygamberimiz bu tabakalara tek tek gitmesinin sırrı onun bütün bu isimleri en azami / fazla bir surette kendinde...