Meleklerin varlığı vs Kanunlar (Bilimsel)
Öncelikle belirtmek isterim ki hem melekler hem de bilimsel kanunlar (daha çok fiziksel) kainatta
gerçekleşen herhangi bir fiilin failliğini üstlenmek konusunda başarısızdırlar. Zaten kavramlara dair ciddi
bir düşünce içerisine girildiğinde iki kavramın da -haddizatında- böyle bir iddiada bulunmadığı
anlaşılacaktır. Dolayısıyla gerek dolaylı gerekse doğrudan faillik noktasında herhangi bir etkileri olmasa
da; fiillerin gerçekleşmesi için gerekli olan öncülleri (kudret, kuvvet, irade vs) kendi üzerlerinde
yansıtabilme potansiyeli üzerinde farkları var. Dolaylı faillikten kastım yaptıkları (!) fiillerin "Allah
kütleçekimi yarattı, kütleçekimi kütleleri (enerjileri) çeker." "Allah Azraili yarattı öldürme fiilini yapması
için" cümlelerinde kastedilen failliktir.*
Böylelikle karşılaştırma fiillerin gerçekleştiği -tabiri caizse- mekan (fiilin üzerinde açığa çıktığı şey, fiilin sahibi değil) olabilmeleri açısından olacaktır.
1. Kainatta gerçekleşen fiiller mevcutturlar, varlıklardır. ( harici vücuda sahibidirler.)
2. Kanunlar itibari kavramlar olup vücud-u hariciye sahibi değildirler. hakiki bir varlığa sahip değildirler.
3. Melekler vücudu hariciye sahibidirler.
Harici bir vücud, itibari bir kavram üzerine yüklenilemez. Dolayısıyla fiillere failen değil münfailen ilişki kurmak açısından melekler kanunlardan daha rasyonel bir açıklamadır.
Bu noktadan çıkacak başka bir sonuç ise, meleklerinin varlığının hem varlık mertebesi açısından daha kesin olduğu gibi (keskin, sağlam) hem de bilgisel değer açısından da daha kesin (certainty) olduğu söylenebilir.
Öte yandan, her ne kadar burda, iki kavramı birbirlerine alternatif olacak şekilde kullansam da aslında birbirlerinin alternatifi değildir. Çünkü bu ikisinin aynı varlığa, aynı varlık türüne işaret etmesi mümkün. Çünkü melekler(ruhaniler) zaten bu kanunların vücudu harici sahip olmuş hallerine denir. İddianın kanıtlanmasını bir tarafa bırakıp, delillendirmek noktasında olmasa da daha iyi anlaşılabilmesi adına bir antolojiye başvuracağım. (tamamen atıyorum). Herhangi bir canlının gözükmediği bir yere gittiğimiz de bir kağıda,taşa yazılı bir metin görsek , iddialardan birisi bu işlem için kalem gerektiği, kalemin var olduğu sonucu çıkardığı gibi diğer bir iddia da insanların bu metni yazdığı noktasında olabilir. Bu durumda her iki iddia aynı varlığa (kalem sahibi bir insana) işaret etmesi bakımından doğru sayılabilir. (Fakat insanı kaleme indirgemek iddiası farklı bir mesele).
*Dipnot: Bu karşılaştırmanın önemi bir tarafa, bilimsel kanunlara ait olan genel tasavvurlar gibi meleklere ait tasavvurların da sorunlu olduğunu müslümanlar içinde de görmek mümkündür. Daha açık olmak adına şöyle bir örnek verebilirim: Halkın melekler hakkındaki tasavvuru ile -mesela yunan- mitolojisindeki tanrıların herhangi bir fiile fail olmak noktasında bir fark var mıdır?
Yorumlar
Yorum Gönder