Kayıtlar

Mayıs, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Fıtrat, meslek seçimi vb. ile ilgili bir derleme

2- Taksim-ül meşaribdir ki, kabiliyet ve istidada göre işlerin taksimi lâzımdır. Kömürcü fırıncının işini bilmez. Karınca devenin yükünü kaldıramaz. Müezzin müftünün işini göremez. Yoksa taksimat yapılmazsa kaziye terakkiyata değil, tedenniyata müncer olur.  3- Taksim-ül a’maldir ki; adamlara iş seçilsin değil, bilakis işlere adamlar intihab edilsin. Maalesef bu taksimlere riayet edilmediğinden seleflerden daha çok ektiğimiz halde, onlardan pek az bir derecede mahsulât alıyor, fayda görüyoruz.  Mesnevî-i Nurîye(Bd.)(sh:702)    Bir adam müstaid ve kabil olduğu şeyi terk ve ehil olmayan şeye teşebbüs etmek, şeriat-ı hilkate büyük bir itaâtsizliktir. Zîrâ şanı odur ki; isti'dadı san'atta intişar ve tedahül ve san'atın mekayisine ihtiram ve muhabbet ve nevamisine temessül ve imtisal...    Elhasıl:     Fena fi's-san'at olmaktır. Vazife-i hilkat bu iken, bu yolsuzlukla san'atın suret-i lâyıkasını tağyir eder ve nevamisini incitir. Ve asıl müstaid ...
Karalamalar-3: Aristo’nun Mutluluk Kavramı Üzerine  Öncelikle Aristo’nun mutluluk tanımındaki önemli noktaları vurgulayarak başlayıp sonra bunları teker teker ele alalım.  1-Mutluluk kavramı; erdem, haz ve dış iyilerin hepsi ile bağlantılıdır.  Erdem, fiile yansıdığında erdemdir. Erdemler kendi içlerinde bir haz barındırırlar ve erdemi seven ve işleyen insanlara haz verirler. Bu yüzden haz almadan erdem işleyen insanlara erdemli insan denilemez. Erdem ve hazzın yanında dış iyiye de sahip olmayan insanlar (ör. çirkin insanlar) mutlu olamazlar. 2- Mutluluk bir yetkinlik sonucudur. Mutluluk, insanın kendisine konulmuş olan hassaların tatminiyeti ile ortaya çıkan bir hâldir. Bunların başında nesneleri, olayları ve hayatı anlamlandırmaya dair olan merak gelir. Öte yandan mutluluk, hazdan farklıdır. Haz, anlık olarak tatminiyeti vurguluyorsa mutluluk bunun sürekli olmasıdır. Hazzın zıttı olan üzüntüyü duyarken de mutlu olabiliriz. Çünkü üzüntü olaylar ka...
Karalamalar-2: Being Human One of the most common mistakes is tackling human as a “homo communis”. Of course, I accept that human-being has a social side, but it does not mean that human-being is made up the social side. That is why, even in most developed country/ society we can see unhappy people - even if it is utopian country -. In addition, we can see a happy person in the worst country/society - even if it is dystopian society -. In contrast, we do not see these examples on the utopian and dystopian literature. They focus on just “homo communis” in the society independently of human-being, but Although external reasons can affect people’ happiness, reductant understanding is not acceptable to understand the big picture. I think The Republic that is written by Plato has the same reductant understanding. There is a famous quotation about this topic. It is “Yesterday, I was smart; I wanted to change the world. Today, I am wise; I have changed myself.” (It is rumoured from Mawlana...
Karalamalar-1: The root of stress Stress is one of the most common psychological disorders for people, particularly among college students, and according to some research, the number of people who have stressed is increasing day by day. Students suffer from stress and its effect on daily life. Even though psychologists in the schools are trying to help students to handle some problems like stress, students and their families do not take it seriously. Although some students try to deal with stress individually, studies in this regard are not being carried out on a large population. Nevertheless, some researchers are studying how students should overcome stress and what universities should do. Still, efforts of focusing on the roots of the problem are quite low. They just concentrate on reflections on what stress causes in daily life, they falter in finding solutions by trying to regulate daily habits, and maybe individual reasons. On the other hand, people can be stressful even thoug...
Resim
İnsani bir eylem olarak düşünme Düşüncenin insan için öneminden bahsederken atıfta bulunulan şeyleri tekrar gözden geçirmek gerekir. Çoğu zaman insanı hayvandan ayıran özellik olarak karşımıza çıksa da bu sözle demek istenilen ya da bu sözden sonra devam eden konuşmaların hiç de öyle insanı “düşünen hayvan” konumuna getirdiğini görebilmiş değiliz. Bu şekliyle; sadece düşüncenin “kendi varlığı’’ değil aynı zamanda düşüncenin çeşidinin ne olduğu da bizi diğer canlılardan ayıran daha belirgin bir özellik olacaktır. Örnek verecek olursak, öğleyin hangi yemeği yiyeceğini düşünen bir insan yemeğini hayatını devam ettirmek amacıyla yediği sürece yemek yemek fiili insani bir eyleme dönüşmeyecektir. Bunun “düşüncenin zatını’’ göz ardı ederek ne kadar insani bir olay olduğu konusu sanıyorum açıktır. Buradan yola çıkarsak hangi düşüncenin ya da neyi düşünmenin insani bir eylem olup olmadığı konusu daha açık olacaktır. Bir başka örnek daha verelim mesela. Yapılan inovasyonları, trenden ...