Nedensellik (Causality) - İlliyet - 
Vücud-u İlahiye istidlal - Enaniyet



Alıntılar:

İki şey arasında bir mukarenet olursa, yani daima beraber vücuda gelirlerse, birisinin ötekisine illet gösterilmesi o dalâletin şe'nindendir. Halbuki, devamlı mukarenet, illiyete delil olamaz. Mesnevi 72

Belki doğrudan doğruya, müsebbebi sebep ile beraber halk ederek, cilve-i esmâsını ve hikmetini göstermek için, bir tertip ve tanzim ile zâhirî bir sebebiyet, bir mukarenet vermekle, lemalar 186

Esbab-ı zâhiriyeyi perestiş edenleri aldatan, iki şeyin beraber gelmesi veya bulunmasıdır ki, iktiran tabir edilir, birbirine illet zannetmeleridir. Hem birşeyin ademi, bir nimetin mâdum olmasına illet olduğundan, tevehhüm eder ki, o şeyin vücudu dahi o nimetin vücuduna illettir. Şükrünü, minnettarlığını o şeye verir, hataya düşer. Çünkü bir nimetin vücudu, o nimetin umum mukaddemâtına ve şerâitine terettüp eder. Halbuki o nimetin ademi, birtek şartın ademiyle oluyor.Lemalar 133



Şimdi kainatta gerçekleşen herhangi bir olayın Allah’ın sıfatlarıyla gerçekleştiğine dair olarak delilimiz o olayların gerçekleşirken o sıfatlara ihtiyaç duymasıdır. Mesela bir bitkinin büyümesi olayında gözüken hikmetli ilimli kudretli bir iş olduğundan ; su güneş toprak vb. şeylerde de-iktiranlar- bu vasıflar bulunmadığından bu fiili onların gerçekleştiremeyeceğini söylüyoruz.

Diğer taraftan suyun olduğunda bitkinin büyümesi; olmadığında bitkinin büyümemesi durumunun  suyun bitkiye illet olduğunu göstermiyor. Sadece  “iktiran” olarak adlandırıyoruz.

1- Aynı akıl yürütmeyi ( iktiran meselesini) sıfatlar için de uygularsak ne olur? Kainattaki gerçekleşen olaylarda ( ister insan eli karışsın ister karışmasın) ilim ve kudret gibi sıfatlarla (irade için farklı bir mevzu var onun için söylemedim onnu) (yani yapan şeyin bu  sıfatlata  sahip olduğunda) müsebbeblerin arasındaki ilişkide sadece iktiran olamaz mı? İktirandan fazla bir ilişkinin (illiyetin) olduğuna dair delilimiz nedir?

Burda verilen şu cevap doğru olmuyor kanaatimce: Çünkü biz kainattaki olan olaylarda bu sıfatların  olması gerektiğini görüyoruz. Mesela bir konuda bilgisi olmayan bir kişi o konuda kitap yazamaz. Bir bebek bir masa yapamaz çünkü ne ilmi ne gücü var. Biz bunu sürekli böyle gözlemledik.

Verilen bu cevap delil oluşturmaz , çünkü devamlı mukarenet illiyete delil değildir. Bizim her seferinde bilen birilerinin kitap yazdığını gördüğümüz, her seferinde bebeğin değil de ( suyun olmaması) bir gencin odun kırabildiğini (suyun olması) gözlemlememiz bu olaylardaki illetin sıfatlar olduğunu göstermez.

2- Zaten bizdeki bu sıfatların da illet değil bir sebeb olarak almamız durumunda  
( illet-i hakiki Allahın ilim ve kudretidir) bu sıfatların başka olaylar gerçekleşirken onu yapan şeylerde olması gerektiğini öne süremeyiz. Mesela bir ağacı oluşturan şeylerden (su güneş toprak, ilim, kudret) suyun illet olmadığını bildiğimiz için bitki büyürken suyun olması lazım diyorken masanın yapılması için suyun olması lazım demiyoruz. Ancak illet kabul edersek (bir olayın gerçekleşmesi için ) başka bir olay karşımıza çıktığında o olayda da bu illetin olması lazım geldiği yorumun yapabiliriz. Dolayısıyla insandaki sıfatlar da illet olmadığı için (ör/ bir masayı yaparken) bundan yola çıkarak kainatı yaratanın da bu sıfatlara sahip olması gerektiği gibi bir çıkarım yapamayız. 

3- Eğer insandaki sıfatları illet olarak kabul edersek, Allah kendinin dışında başka bir şeye illet- sonuç ilişkisi vermiş olur ki bu da yanlış olur zannımca. 2.sii de şöyle bi şey olur: Sıfatlara (insandaki) illet olma özelliği vermişse suya  güneşe de illet olma özelliği vermiş olabilir. Bu neden yanlış olsun.

4-Bunlardan yola çıkarak üstadın dediği gibi bi şeyi oluşturan şeylerin onun için gerekli sıfatları taşıması gerektiğine dair olan delilimiz; “kainatta gördüğümüz ilim sahiplerinin ilmi bi şeyler ortaya koyduğu cahillerin koymadığı, gücü olanların bi şey yaptıkları güçü olmayanın bi şey açığa çıkartamadığı” değil, bizim kendi enemizle bir şeyi yaparken bunu yaptığımıza dair olan hissiyatımız. (hissedilen cüz-i irade yi kastetmiyorum, eneyi kastediyorum)

5- Ancak  enemizle  bu meseleyi anladıktan (hissetme, tahayyül veya tasavvur) sonra -bir nevi silsile şeklinde- bunu kainatta gerçekleşen diğer olaylara uyarlayacağımız için, onlarda gerçekleşen sıfatlardan yola çıkarak yine Allahın sıfatlarına ulaşabiliriz.



          (Gözardı edilebilir bir haşiye ) Delillerin kendisinde -ilginçtir- burda bile mukarenet ve illiyet (gibi) bir mevzu var . 


1. Delil:  Enemle ben bir şeyi yaptığımı hissettim.                     
  Bi şey yapıldığında buna “ben” yaptım diyebildim.
    Fakat ben 1. Delii kabul ettiğimde 
aynı zamanda kainatta 

gerçekleşen diğer olaylar içinde 
gerçekleştiğini kabul ediyorum. 
Dolayısıyla bitkinin oluşmasında
ilim kudretin lazım olduğunu söyleyebilirim.
( enemle 1. Delili hissetmeseydim söyleyemezdim)
Dolayısıyla kainattaki olayları da 
sonuç cümlesine 2. Delil olarak sayabilirim. 


   Sonuç- cümlesi : Kainatı yaratanın ilim kudret sahibi olması lazım



Yani: sonuç cümlesinden önce 2 delil olmasına rağmen 2. Delil 1. Delil i kabul ettiğimiz zaman delil olarak kabul edebiliyoruz, o yüzden sonuç cümlesinin asıl delili ( illiyet) 1. delilken , 2. delil 1. delille birlikte geldiğinden ( mukarin delil) olmuş oluyor. Burda asıl (illet) delil 1. delildir.


6-    1-İLLET-İ HAKİKİ          2-   MADDİ VE MANEVİ                      3- SONUÇLAR
       (Allah’ın sıfatları)                  SEBEPLER
                                      (insan daki sıfatlar, su, güneş vb)         (müsebbeb, olay, sonuç)

gözlemlediğimiz (nerdeyse) bütün olaylarda 3 oluşmadan önce 2 yi (hem maddi hem manevi) gözlemliyoruz. 1i gözlemlemeyip çıkarımda bulunuyoruz. şimdi bi şeyin başka bi şeyi oluşturmasını kabul etmek için mukarenetten fazlasını gözlemliyor/ anlıyor olmamız lazım. Biz 1in illet; 2 nin de sadece mukarin olduğunu söyleyebilmemeiz için bir delile ihtiyacımız var fakat şu haliyle bi şey diyemiyoruz  ancak biz 2. yi çektiğimiz zaman 3. oluştuğunu gözlemlersek illetin 2 değil, 1. olduğunu anlayabiliriz. 
O yüzden sebepsiz yaratılan 4 şeyi gerçekten anlamamız lazım, nasıl sebepsiz yaratılıyorlar? eğer anlarsak deliimizi bulmuş oluruz.


6.1)  1-İLLET-İ HAKİKİ          2-   MAnevi                               3- MADDİ                               4-- SONUÇLAR
       (Allah’ın sıfatları)             SEBEPLER                                sebepler
                                               (insan daki sıfatlar,)                   (su, güneş vb)                         (müsebbeb, olay, sonuç)

Eleştiri: (1 i gözlemlemedik bilmiyoruz)  2 ve 3 sonucunda 4 oluşuyor. ama bunların hangisinin illet hangisinin mukarin olmadığını bilmiyoruz. Sonra bazen 2. sebep olmadan 3. nün 4. yü oluşturduğunu gözlemliyoruz. ( bize vuran birinin (biz irademizi kullanmadık) vurmasıyla (elini kullanarak)  biz acıyı hissettik. dolayısıyla burda 2. sebep olmadığı halde 3. 4. yü oluşturdu. o yüzden illet 3 tür. 

Cevap: burdaki eleştirideki sıkıntı 2. lerin illet olarak algılanıp cevap verilmesinde.(?)


6.2 ) 2.yi çıkarttığımızda 4. nün oluştuğunu  gözlemliyor muyuz?

7) Bir şeyin illet olması o şeyi başka bir sebepe ihtiyaç duymadan meydana getirebileciği sonucunu çıkartır mı?





1- Kuranı hakimin mühim bir tılsımını halleden zerreye mi bakıyor?

2- Ene meleklere verilmiş mi?

Bi şeyin varlığı zıtlığıyla

MELEKlerin hayvanların  marifeti var mıdır?


enenin dürbünüyle, kâinat ne olduğunu ve ne vazife gördüğünü görür. Nasıl

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar